Ana içeriğe atla

Kayıtlar

TÜRKÇE ÜZERİNE BİLİMSEL BİR MAKALE: TÜRKÇE SORUNU - 1 Murat BELGE Dünyada hiçbir toplumun kendi diliyle ilişkisi Türkiye'deki gibi bir sorun haline gelmemiştir. Üstelik bu durum, Türkiye tarihinin görece kısa bir dönemine de özgü değildir. Yüzyıllardır dil, seçkinler ve halk bunu ne derece bilinçli bir biçimde yaşıyor olurlarsa olsunlar, bir sorun olarak varoluyor. Bu sorun öyle bir aşamaya vardı ki bugün, tartışan taraflarca gösterilen yönlerden herhangi birine doğru biraz daha fazla ilerlemekle içinden çıkılır gibi değil. Türklerin Ortadoğu'da İslam uygarlığıyla karşılaşmaları sonucu Türk dilinin de Arap ve Fars etkisine girmesi herhalde kaçınılmazdı. Ama sorun yalnızca İslam uygarlığı da değildi: göçebe bir topluluk, uzun yüzyıllar boyunca «sofistike» bir uygarlık yaratmış, yerleşik toplumlarla yüz yüze geliyor, sonra da iç içe geçiyordu. Türkler, kendi yaratmadıkları bir hayat tarzına girerken, bu hayat tarzının kendi yaratmadıkları ke...
En son yayınlar
Yazınsal Dilbilim ve Bir Öykü - Yöntem ve Uygulama Aysu Erden Giriş Öykü yazarı öyküsünün metnini oluştururken, öyküde yer alan katılımcılar, süreçler, olgular ve bunları etkileyen koşullarla ilgili kimi anlatıbirimler (narrative units) oluşturur. Bu anlatıbirimler, öykünün yüzeysel yapısına yazarın seçtiği bir dizi dil kullanımları aracılığıyla yansır. Bu dil kullanımları sözcükler, sözcük öbekleri, tümcecikler, tümceler kimi zaman da tümce öbekleridir. Anlatıbirimlerinin kimileri içlerinde sözkonusu öykünün derin yapısının oluşmasında etkin olan belirli toplumsal ideoloji, politika, kültür ve inançları barındırır. Yazarın kendine özgü varsayımları, inançları ve düşünceleri doğrultusunda biçimlendirdiği bu tür toplumsal etkenleri öyküsüne yansıtma biçimlerini bulmak için, bunların öyküde nasıl bir çerçeveye yerleştirildiklerini incelemek gerekmektedir. Her kısa öyküde süreç, katılımcı ve koşul gibi olguları niteleyen roller vardır. Bu rollerde diğerleri gibi öykünün y...
DICTIONNAIRE DES SYMBOLES Chevalier, Jean/Gheerbrant, Alain, Robert Laffont/Jupiter Paris, 1982 Fransızca’dan Çev. Elisabeth SAYIN SİMGELER (SEMBOLLER) SÖZLÜĞÜ ÖNSÖZ Simgeler, günümüzde “evdeki deli” muamelesini görmüyor artık. İlerlemenin, buluşların esinleyicisi olarak simge, kız kardeşi aklın yanında eski saygınlığına yeniden kavuştu. Bilim ise kurgunun öncelediği şeyleri doğruluyor artık. Günümüzde toplumda hüküm süren görüntünün etkileri sosyologlar tarafından ölçülmeye çalışılmakta, eski mitoslar ve modern mitosların doğuşu yeni bir yaklaşımla yeniden yorumlanmaktadır. Simgeler, imgeleyici hayatın merkezindedirler; onun kalbidirler. Bilinçaltının sırlarını ele verip, eylemlerin en gizli kalmış güçlerini ortaya çıkartıp, ufkumuzu bilinmeyene ve sonsuzluğa açmaktadırlar. Gece olsun gündüz olsun hepimiz, gerek konuştuğumuzda, gerekse yaptığımız jestlerde, mimiklerimizde veya gördüğümüz rüyalarda bilinçli veya bilinçsiz olarak simgeleri kullanırız. Simgeler...
Dilden Kim Utanıyor ? Prof. Dr. Nurettin Demir Gazetenin arkasında bir sanatçımızın dilini çıkarmış resmini görünce büyük bir şaşkınlık yaşadım. Sonra resimdeki yazılara baktım. "Dilinizden utanmayın. Türkçe dünyanın en köklü, en zengin ve en güzel dillerinden biri. Onu yabancı sözcüklerle kirletmeyin. Türkçe kullanın!". Resmin altında "X de dilinden utanmıyor. Bu kampanya, dilimizde yaşayan kirlenmeye karşı dikkat çekmek amacıyla RYD (Reklam Yaratıcıları Derneği) tarafından hazırlanmıştır. Kampanyaya destek vermek için: ..." şeklinde devam ediyor. "Dil Derneği kampanyayı desteklemektedir" notu yer alıyor. Görüldüğü gibi reklam Türkçe'ye giren yabancı kelimelere karşı. Güya yabancı kelimeler Türkçe'yi kirletiyor. Reklam bu kirlenmeye dikkat çekmek istiyor. Reklamcılık açısından bu ilanı değerlendirecek durumda değilim, ama toplumumuzda pek de hoş karşılanmayan bir davranışı, dil çıkarmayı kullandığı için dikkat çekici olduğu söylenebilir. Rek...
Aynı Dili Konuşmuyor muyduk? Tüm toplumlarda kadınların ve erkeklerin konuşmalarinda bir takım farklılıklar gözlenir. Zaman zaman bir birlerinin söylediklerini yanlış anladıkları da... Ayni toplumda, hatta ayni ev de büyümüş bir kadın ve bir erkek, kendi anadillerini ne kadar farklı konuşabilirler ki diye düşünenlerdenseniz, toplumdilbilim çalışmalarının şaşırtıcı örneklerine bir göz atmaya ne dersiniz?İnsanların dili toplumsal, siyasal ya da etnik grubuna, eğitim durumuna, içinde bulunduğu iletişim ortamına, yaşına ve cinsiyetine göre değişiklik gösterir. Her iki cins de evde, okulda ya da işte farklı deneyimler yaşar, farklı sorumluluklar yüklenir ve farklı et kinliklere katılır. Ailede kız ve erkek çocuklara nasıl farklı davranılıyorsa, toplumda da kadın ve erkeklere farklı davranılır. Dil kullanımı da, cinse bağ lı davranışların bir yönünü oluşturur. Kadınlar ve erkekler kendi cinslerine uygun dil davranışlarını toplumsallaşma sürecinde edinirler.Bir dilin yapısı, sözcük dağ...